Ben aslında böyle biri değildim Leyla
Bana bir şey oldu
Birden değiştim
Sonra bir şey daha oldu
Gülüşüm sustu.
Aslında ben çok mutlu biriydim
Sanırım annem öldü
Söylesene Leyla
Annesi neden ölür insanın?
Ben aslında böyle biri değildim Leyla
Bana bir şey oldu
Birden değiştim
Sonra bir şey daha oldu
Gülüşüm sustu.
Aslında ben çok mutlu biriydim
Sanırım annem öldü
Söylesene Leyla
Annesi neden ölür insanın?
Aşk,
Kadının cumartesi yalnızlığından
Bir perşembe günü intihar etti
Cesedini.
Ölü bir adamın kalbine gömdüler
Nurşen Alıcıer
Tanıdık ölümler çalıyor kapımı
Pencereyi açıyorum.
Hava sıcak!
Ellerim soğuk.
Uzun zamandır hiç yağmur yağmadı.
Gökyüzüne bakıyorum.
Çok karanlık!
Sokak minnacık kedi yavrusu kokuyor.
Derin bir nefes alıyorum; gülümseyerek.
Bir adam başını kaldırmış bana bakıyor.
Saat gecenin üçü!
Tanıdık ölümler çalıyor kapımı.
Pencereyi kapatıyorum.
Hiç uykum yok!
Gidip kapıyı açıyorum.
Yok, öyle değil
Daha çok derinden gelen bir acı bu
İçimde bir şehir yanmış gibi
Ölmüş gibi bütün sokaklarımdaki benler
Üstelik
Kedilerim de kayıp
Çiçeklerim kül
Yok, öyle değil daha beteri
Yapayalnız bir acı bu
Ötesi sessizlik!
Sanki kalbim bir şubat karanlığının,
En soğuk gecesi
Bir kuş intiharını sağıyor üstüme
Üstelik
Annem de öldü benim
Misketlerimi de çaldılar
Sanki kafamın içinde doğurgan bir tanrı var
Düşünen bir ben değilim
Birçok ben
Hepsi de birbirine yabancı
Hiç, ama hiç susmuyorlar
Sürekli benle bir kavga
Dertleri yaşamak tabii
Unutmuşum hepsini bir zaman aralığında
Bir yudum hayat içirmemişim
Haklılar.
Ama ben de çok yorgunum
Bir ömürlük uykum var
İstediğim,
Annemin rahmindeki ölüm gibi,
Sessiz bir uyku
Uyursam
Yeniden doğarım belki
Hatırlarım kendimi sevmeyi
Unutmam bir daha
Kuşlara yem
Çiçeklere su vermeyi
Ve seni
Biliyor musun?
Unutunca ölüyor her şey
Nurşen Alıcıer
İnsanın kendinde kaybolması
Sonsuz bir boşluk duygusu
Ölmek gibi bir şey!
Sanki göğüs kafesimin içinde, kalp değil de bir mezarlık var.
İçimde kendi cesedimi taşıyor gibiyim.
Nurşen Alıcıer
Üşüyorum.
Kar taneleri altında
Kartopu oynayan çocuklar gibi değil
Keskin bir rüzgârın gözyaşı gibi
Paslanmış
Ve kül olmuş
Bir şehir yangını gibi
Tir tir yanarak üşürüyorum.
Nurşen Alıcıer
9 Şubat 2012
)
Tıpkı adın gibiyim Leyla
Çok karanlık bir gece
O zifiri siyahının
Ateşten su gibi
Üstüme dökülmüşlüğü var
Aşk, damarlarımdan sinsice çekiliyor
Kalbim zehir gibi sessiz
Bu bir ölüm mü yoksa bir doğum mu?
Bilmiyorum.
İçimde sahipsiz, yoksul bir ağrı
Ama yaşamak gibi değil
Biraz ölmek gibi
Biraz da unutmak birini
Tıpkı adın gibiyim Leyla
Çok karanlık bir gece
Yüzümü yıkadığım su
Başımı koyduğum yastık
Ve yatağım
Karanlık içinde karanlık!
Şimdi sen söyle Leyla
Bir insan
Hem ateş
Hem de kül
Nasıl yaşar?
Nurşen Alıcıer
Bir yerden sonra
Yoruluyor insan
Aldanmaktan
Aldatılmaktan
Ve aşk uğruna affetmekten
Sevdiğinin ihaneteni
Ama bir yere kadar işte!
Ben de şimdi tam o yerdeyim
Cehennem olsa koynun üşürüm
O kadar soğudum senden.
Nurşen Alıcıer
Yakınındaydı
En derinliğinde
Ve bir o kadar da uzak!
Saçları uçurum
Elleri intihar
Bu ne güzellik!
Ah, dedi
Bir dokunsa
Değse bal zehri dudakları…
Dudaklarıma
NE ŞAHANE ÖLÜRDÜM